Türkiye’nin elektrik üretiminde yenilenebilir enerji dönüşümü devam ediyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verileri, özellikle güneş enerjisindeki kapasite artışının elektrik sistemindeki kaynak dağılımını belirgin biçimde değiştirdiğini gösteriyor.
Temmuz 2026 sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü 126 bin 476 megavata ulaştı. Kurulu gücün yüzde 25,6’sını hidroelektrik, yüzde 21,7’sini güneş ve yüzde 12,1’ini rüzgâr oluşturuyor.
Yenilenebilir kaynakların payı yüzde 60’ı aştı
Hidroelektrik, güneş, rüzgâr ve jeotermal birlikte değerlendirildiğinde yenilenebilir kaynaklar Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yüzde 60,8’ini oluşturuyor.
Fosil yakıtlarda ise doğal gazın payı yüzde 19,6, kömürün payı yüzde 17,4 seviyesinde bulunuyor.
Kurulu güç ile elektrik üretimindeki payların aynı olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Bakanlık verilerine göre 2025’te Türkiye’deki elektrik üretiminin yüzde 33,6’sı kömürden, yüzde 23’ü doğal gazdan sağlandı. Hidroelektriğin üretimdeki payı yüzde 15,8, rüzgârın yüzde 10,9 ve güneşin yüzde 10,5 oldu.
Güneşte 41 bin santral aşıldı
Türkiye’de elektrik üretim santrali sayısı da hızla yükseliyor. Lisanssız tesisler dahil toplam santral sayısı temmuz sonunda 43 bin 553’e çıktı.
Bunların 41 bin 458’ini güneş enerjisi santralleri oluşturuyor. Türkiye’de ayrıca 415 rüzgâr, 779 hidroelektrik ve 68 jeotermal santral bulunuyor.
Yeni rüzgâr yatırımları değerlendiriliyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 4 Eylül’de Ağustos 2026 lisanssız rüzgâr enerjisi santrali başvurularının teknik değerlendirme sonuçlarını da yayımladı. Bu süreç, yeni kapasitenin elektrik sistemine bağlanabilmesi için yürütülen teknik değerlendirmelerin bir parçasını oluşturuyor.
Güneş ve rüzgâr yatırımlarının artmasıyla birlikte iletim altyapısı, depolama ve şebeke esnekliği de enerji dönüşümünün temel başlıkları haline geliyor.
Elektrik talebinin de büyümesi bekleniyor
Yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış, Türkiye’nin yükselen elektrik talebiyle birlikte ilerliyor. Türkiye Ulusal Enerji Planı’ndaki projeksiyona göre 2025’te 360,9 teravatsaat olan elektrik tüketiminin 2030’da 455,3 teravatsaate, 2035’te ise 510,5 teravatsaate ulaşması bekleniyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca yeni güneş ve rüzgâr santrallerinin kurulması değil, üretilen elektriğin şebekeye aktarılması ve değişken yenilenebilir kaynakların elektrik sistemiyle uyumunun sağlanması da önem kazanacak.
Kaynak: T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
