Küresel iklim mücadelesinin en önemli sınırlarından biri olan 1,5 derece hedefinde tablo değişti.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) yayımladığı Limiting Overshoot raporu, sanayi öncesi döneme kıyasla küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyi aşmasının mevcut politikalar ve yakın vadeli senaryolar altında artık kaçınılmaz görüldüğünü ortaya koydu.
En iyi senaryoda bile 1,8 derece
UNEP’e göre ülkelerin iklim taahhütleri ve politikaları hayata geçirilse bile küresel sıcaklık artışının en iyi senaryoda 1,8 dereceye kadar yükselmesi bekleniyor.
Diğer senaryolarda ise sıcaklık artışının 2 derecenin üzerine çıkması söz konusu.
Dünya 2024 yılında ilk kez bir takvim yılı boyunca sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerinde ortalama sıcaklık yaşadı. Ancak iklim biliminde 1,5 derece eşiğinin aşılması tek bir yıl üzerinden değil, uzun dönemli ortalamalar üzerinden değerlendiriliyor.
Yeni hedef: Aş, zirveyi sınırla, yeniden aşağı in
UNEP bu yeni dönemi “aşım, zirve ve düşüş” olarak tanımlıyor.
Amaç, 1,5 derece sınırının aşılmasının ardından sıcaklık artışının mümkün olduğunca düşük bir seviyede zirve yapmasını sağlamak, bu seviyede geçirilen süreyi kısaltmak ve daha sonra küresel sıcaklığı yeniden 1,5 derecenin altına indirebilmek.
Bunun için sera gazı emisyonlarında hızlı ve kalıcı kesintilerin yanı sıra metan emisyonlarının azaltılması, net sıfır hedeflerine ulaşılması ve atmosferden karbondioksit uzaklaştıran yöntemlerin kontrollü biçimde kullanılması gerekiyor.
Her onda bir derece riski büyütüyor
Raporun en önemli uyarılarından biri, 1,5 derecenin üzerindeki her sıcaklık artışının aynı sonucu yaratmadığı.
Sıcaklığın ne kadar yükseldiği ve 1,5 derecenin üzerinde ne kadar süre kalındığı; aşırı hava olaylarından buz tabakalarına, Amazon Ormanları’ndan deniz seviyesine kadar birçok sistemi doğrudan etkiliyor.
UNEP, daha yüksek ve uzun süreli bir aşımın geri dönüşü olmayan kritik eşiklerin geçilmesi ihtimalini artırdığına dikkat çekiyor. Büyük buz tabakalarının istikrarsızlaşması, Amazon yağmur ormanlarının bozulması ve Atlantik’teki büyük okyanus dolaşım sisteminin zayıflaması bu riskler arasında.
Gıda üretimi yüzde 14 azalabilir
Risk yalnızca doğal ekosistemlerle sınırlı değil.
UNEP’in değerlendirmesinde yükselen sıcaklıkların insan sağlığı, su kaynakları, şehirler ve altyapı üzerinde giderek daha ağır baskı oluşturacağı belirtiliyor. Küresel gıda üretiminin 2050’ye kadar yüzde 14’e varan oranda azalabileceği uyarısı da raporda öne çıkan sonuçlar arasında.
Düşük rakımlı kıyı kentleri ve küçük ada devletleri ise deniz seviyesindeki yükseliş nedeniyle en yüksek risk altındaki bölgeler arasında bulunuyor.
“1,5 derece hâlâ hedef”
UNEP İcra Direktörü Inger Andersen, 11 Eylül’deki açıklamasında sınırın aşılmasının hedefin terk edilmesi anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Andersen’e göre artık 1,5 dereceye aşağıdan yaklaşmak yerine, bu seviyeye yeniden yukarıdan dönmenin yollarını bulmak gerekiyor. Bunun en hızlı ve etkili yolu ise fosil yakıtlardan uzaklaşmayı hızlandırmak ve karbondioksit ile metan dahil sera gazı emisyonlarını sert biçimde azaltmak.
Raporun temel mesajı da burada düğümleniyor: Her onda bir derece ve 1,5 derecenin üzerinde geçirilen her yıl önemli. Aşım ne kadar düşük ve kısa tutulursa insanlar, ekonomiler ve ekosistemler üzerindeki zarar da o ölçüde azaltılabilecek.
Kaynak: Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Limiting Overshoot, Eylül 2026
