Yapay zeka, biyoçeşitliliğin korunmasında önemli bir araç haline geldi.
Yapay Zekanın Rolü
Son yıllarda yapay zeka, doğa koruma biliminde, politikasında ve uygulamalarında merkezi bir konuma yükseldi. Bu araçlar, verileri işlemek ve sınıflandırmak için kullanılmakla birlikte, aynı zamanda küresel biyoçeşitlilik politikalarında karar verme süreçlerini de etkiliyor. Bu durum, uluslararası iş birliği için hem yeni fırsatlar hem de yeni riskler yaratıyor.
Veri Analizi ve İzleme Teknolojileri
ETH Zürih’teki Çevresel Politika Laboratuvarı’nda, bu gerilimi incelemekteyiz. Araştırmalarımız, yapay zeka ve diğer dijital teknolojilerin küresel biyoçeşitlilik yönetimindeki süreçleri ve sonuçları nasıl etkilediğini anlamayı amaçlıyor. Otomatik izleme teknolojileri, uydu görüntüleri, akustik sensörler ve dronlar sayesinde, biyosferimiz hakkında daha önce hiç olmadığı kadar fazla bilgiye sahibiz. Yapay zeka, bu verileri büyük ölçeklerde analiz etmemizi sağlıyor ve ekosistemlerin nasıl değiştiğini anlamamıza yardımcı oluyor.
Veri Eşitsizlikleri ve Güç Dinamikleri
Biyoçeşitlilik verileri, diğer tüm veriler gibi tarafsız değildir; toplumsal öncelikleri, tarihleri ve güç dinamiklerini yansıtır. Bu durum, hangi verilerin nerede ve kimler tarafından ölçüldüğünü belirler. Örneğin, Avrupa ve Kuzey Amerika’dan tür gözlemleri, tropikal bölgelerden çok daha fazladır. Bu dağılım, ekolojik faktörlerden ziyade makroekonomik desenleri yansıtır.
UN Biyoçeşitlilik Konferansı ve Yapay Zeka Kullanımı
Devam eden Birleşmiş Milletler biyoçeşitlilik konferansı (CBD COP 17) sırasında, yapay zekanın biyoçeşitlilik politikası sürecinin her aşamasında kullanıldığı görülmektedir. Araştırma grubumuz, delegasyonlarla yaptığımız anket ve mülakatlarla, yapay zekanın nasıl ve ne zaman kullanıldığını, hangi modellere güvendiklerini ve gördükleri fayda ve riskleri anlamaya çalışıyor.
Raporlama ve Müzakere Süreçleri
Bazı delegasyonlar, raporlamada yaşanan eksikliklerin uygulama eksikliği anlamına gelmediğini vurguladı. Ancak, eksik veya tamamlanmamış ulusal raporlar, bu ülkelerin katkılarını ve çabalarını yansıtmaz. Zengin ülkeler, daha fazla gösterge üzerinde rapor verirken, daha az kaynaklara sahip ülkeler için bu yükün hafifletilmesi konusunda yapay zekanın bir çözüm sunup sunamayacağı merak ediliyor.
Eşitlik ve Gelecek Üzerine Etkileri
Küçük delegasyonlar, çok sayıda paralel oturumu takip etmek ve büyük bir belge hacmini işlemek zorundadır. Yapay zeka, bu küçük delegasyonlar için eşitlik sağlayabilir mi, yoksa yalnızca daha büyük ve kaynak açısından güçlü delegasyonlara mı yarar sağlayacak? Yapay zeka, biyoçeşitliliğin geleceğini tek başına belirlemeyecek; ancak nasıl inşa edildiği, paylaşıldığı ve kullanıldığı, bu gelecekte kimin söz sahibi olacağını şekillendirecek.
