Proje için Federal Destek
McMaster Üniversitesi’ndeki bir araştırma ekibi, Büyük Göller Tatlısu Ekosistem İnisiyatifi kapsamında, “sonsuz kimyasallar” olarak bilinen per- ve polifloroalkil maddelerin (PFAS) topraklar ve su yolları aracılığıyla nasıl hareket ettiğini daha iyi anlamak için 200,000 dolar federal fon aldı.
Paketleme malzemelerinden yangın söndürme köpüklerine, leke tutmaz kumaşlardan yapışmaz mutfak eşyalarına kadar pek çok alanda kullanılan PFAS, modern yaşamın bir parçası haline gelmiştir. Ancak bu kimyasalların çevrede nasıl hareket ettiği konusunda hâlâ bazı sorular bulunmaktadır.
Kimyasal Özellikler ve Çevresel Etkileri
PFAS’ların, güçlü karbon-flor bağları nedeniyle çevrede son derece kalıcı olduklarını belirten araştırma ekibi üyesi Harmanpreet Sidhu, “PFAS’lar şu anda her yerde oldukları için büyük bir inceleme altındalar. Sonsuz kimyasallar olarak adlandırılmalarının sebebi bu kalıcılıktır,” diyor.
Araştırmacılar, bu kimyasalların beklenmedik şekilde yaygın kirleticiler haline geldiğini ifade ediyor. Araştırmayı yöneten Greg Slater, “Bu kimyasalların tavaya veya pantolonunuza yapışması bekleniyordu; çevreye çok fazla salınım olacağını düşünmüyorduk,” şeklinde açıklama yapıyor.
PFAS’ın Hareketini İnceleme
Proje, PFAS’ın topraklar, atık su sistemleri ve tortular aracılığıyla nasıl hareket ettiğini incelemekte ve bu süreçlerin Büyük Göllere ulaşmadan önce nasıl gerçekleştiğini araştırmaktadır. Araştırmalar, gerçek dünya koşullarında bu kimyasalların davranışları hakkında önemli sorulara ışık tutmayı amaçlıyor.
Sidhu, “Gerçek çevre istikrarlı değildir; her şey sürekli olarak değişmektedir. Bu çalışmalarla bilgi boşluğunu kapatmayı umuyoruz,” diyor.
Atık Su Yönetimi ve Tarım Üzerindeki Etkileri
PFAS, çeşitli tüketici ve endüstriyel ürünler aracılığıyla belediye atık su sistemlerine girmektedir. İşlenmiş atık suda ve biosolidlerde birikme eğilimindedirler. Bu malzemeler gübre veya sulama kaynakları olarak kullanıldığında, PFAS tarım arazilerine geçebilir ve burada topraklar aracılığıyla su yollarına ulaşabilir.
Sidhu, “Eğer Büyük Göller havzasına yakın bir yerde uygulanırlarsa, Büyük Göllere geçebilirler ve bu ekosistemlerdeki balıklar, mikroplar ve diğer organizmalar üzerinde etkili olabilirler,” açıklamasında bulunuyor.
Saha Çalışmaları ve Gelecek Planları
Araştırmacılar, Büyük Göller çevresindeki çeşitli toprak türlerinden aldıkları örneklerle PFAS’ın nasıl hareket ettiğini anlamaya çalışıyorlar. Ayrıca, kuruma dönemleri ve aşırı yağış olaylarının bu hareket üzerindeki etkilerini de inceleyecekler.
Hamilton Limanı ve Grand Nehri havzasında saha çalışmaları devam ediyor ve araştırmacılar su ve tortu örnekleri topluyor. Atık su arıtma tesislerinden çıkan suyun etkilerini farklı mesafelerde karşılaştırarak, bu kimyasalların sistemler içindeki hareketini daha iyi anlamayı hedefliyorlar.
Sonuçların Geniş Kapsamı
Bu çalışmaların bulgularının sadece Büyük Göller ile sınırlı kalmayabileceği ifade edilmektedir. Su ve gübre kıtlığının arttığı günümüzde, işlenmiş atık su ve biosolidlerin tarımda daha sık kullanılacağı öngörülüyor. Bu nedenle, kirleticilerin bu sistemlerde nasıl davrandığını anlamak daha da önemli hale geliyor.
Slater, “Bu bileşenlerin nasıl hareket ettiğini ve nerede sona erdiğini anlamak gerçekten önemli. Bunu ne kadar iyi anlarsak, riskleri yönetmek için o kadar donanımlı oluruz,” diyor.
