Akdeniz Üniversitesi’nden Doç. Dr. Olgaç Güven, iklim değişikliği ile birlikte Akdeniz’e gelen bazı türlerin besin zincirinde sıkıntılara yol açtığını ve bazı türlerin ekonomik değer kazandığını ifade etti. Güven, artan göçmen türlerin ekosistemde köklü değişikliklere neden olduğunu, özellikle yerli balık türleri üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı.
Doç. Dr. Güven, bazı türlerin zamanla sisteme uyum sağladığını ve ekonomik katkı sağladığını belirtti. Örneğin, ‘paşa barbunu’ ve ‘lokum balığı’ gibi türlerin tezgahlarda yer bulduğunu söyledi. Ayrıca, 2000’li yıllarda gelen bazı mercan türlerinin yerli türlerle rekabet etmesine rağmen ekonomik fayda sağladığını kaydetti.
Ancak bazı göçmen türlerin çevresel baskı oluşturduğuna dikkat çeken Güven, otçul balıkların deniz çayırlarını tehdit ettiğini belirtti. Deniz çayırları, balıklar için önemli bir habitat sunmakta; fakat tavşan balığı gibi türlerin bu alanları aşırı tükettiğini ifade etti. Bu durum, yerli türlerin yaşam alanlarını daraltarak ekosistemde ciddi bir baskı oluşturuyor.
Balon balığı, Akdeniz’de dikkat çeken türlerden biri olarak öne çıkıyor. Doç. Dr. Güven, bu türün hem balıkçılığa hem de ekosisteme zarar verdiğini ve içerdiği ‘tetrodotoksin’ nedeniyle besin zincirinde enerji taşınmasını engellediğini aktardı. Ayrıca, aslan balığının da yerli türler için büyük bir tehdit oluşturduğunu, bu türün her canlıyı tüketebildiğini ve yerli türlerin buna karşı adaptasyon gösteremediğini belirtti.
Doç. Dr. Güven, Akdeniz’in iklim değişikliği ve istilacı türler nedeniyle çift baskı altında olduğunu vurguladı. Bu durumun yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, Akdeniz’e kıyısı olan tüm ülkelerin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Güven, bu sorunların tüm Akdeniz havzasında yaşandığını ve ortak bir mücadele gerektirdiğini ifade etti.
