Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü’nün yüksek ısıl kapasitesinin bölge iklimini dengelediğini belirtti. Göl, yaz aylarındaki aşırı ısınmayı sınırlayarak, çevresindeki alanların iklim şartlarını olumlu yönde etkiliyor.
Van Gölü, dünyanın en büyük sodalı gölü olmasının yanı sıra, barındırdığı endemik türler ve doğal güzellikleri ile de dikkat çekiyor. Ekosistem yapısı, çevre coğrafyanın meteorolojik dengesini doğrudan şekillendiriyor. Bu özellikleri sayesinde, Van Gölü yalnızca su altı yaşamını değil, karasal iklim koşullarını da etkiliyor.
Dr. Akkuş, Sentinel-3 uydu verilerine dayanarak 21 Temmuz 2026 tarihindeki sıcaklık verilerini aktardı. Bu verilere göre, göl çevresindeki kara yüzeylerinin sıcaklığı 40 dereceyi aşarken, göl yüzeyinin sıcaklığı 23 ile 24 derece arasında kalıyor. Bu durum, gölün iklim üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
Yüksek ısıl kapasitesi sayesinde Van Gölü, kışın çevresindeki alanların aşırı soğumasını engellerken, yazın da aşırı ısınmayı önlüyor. Dr. Akkuş, bu doğal iklim düzenleyici etkilerin sıcak hava stresini azaltarak, enerji ihtiyacını düşürdüğünü ve tarımsal ürünlerin sıcaklık dalgalarından daha az etkilendiğini ifade etti. Ayrıca, bu durum yaşam konforunu artırarak iklim değişikliğine uyum kapasitesini güçlendiriyor.
