Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılının başlarında meydana gelen yoğun kar yağışının, yer altı su sistemlerini besleyerek sadece bu yılı değil, 2027 yılını da olumlu yönde etkileyeceğini ifade etti. Van Gölü Havzası’nda uzun süredir devam eden kuraklık, 2026’nın ilk aylarında kaydedilen rekor yağışlarla birlikte yerini toparlanma sürecine bıraktı. Son yıllarda kış aylarının yağışsız geçmesi, içme suyu ve tarımsal sulama açısından ciddi riskler doğuruyordu. Ancak bu yılın başından itibaren etkili olan kar yağışı, havzanın su bilançosuna olumlu katkı sağladı.
Kar yağışlarının, özellikle yer altı su kaynaklarının beslenmesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Bu yağışlar, göl seviyesindeki düşüşü durdurma ve ekosistemin yeniden canlanması açısından stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu yılki karın sadece yüzey sularını değil, toprak derinliklerindeki su depolarını da uzun vadeli olarak desteklediğini belirtiyor.
Prof. Dr. Alaeddinoğlu, geçmiş yıllara göre yağış takviminde önemli sapmalar yaşandığını belirtti. Özellikle kasım ve nisan aylarında yoğun yağışların kaydedildiğini hatırlatan Alaeddinoğlu, günümüzde bu yağışların ciddi şekilde azaldığını ifade etti.
Kar yağışlarının yağmurdan farklı olarak ekosisteme daha kalıcı faydalar sağladığını belirten Alaeddinoğlu, kar yağışlarının yer altı su sistemlerini besleyerek, yaz aylarındaki aşırı sıcaklıkların etkilerini hafiflettiğini söyledi. Bu durum, yer altı su sistemlerinin yüzeye çıkıp kaynak sularını oluşturmasına olanak tanıyor. Bu yılki kar yağışı sayesinde havzanın 2026 yılı büyük ölçüde kurtarılmış durumda.
Alaeddinoğlu, dağlık alanlardaki kar örtüsünün henüz tamamen erimediğine dikkat çekerek, sıcaklıkların yüksek seviyelere çıkmamasının bu karların erime sürecini yavaşlattığını belirtti. Karların erimesiyle birlikte akarsu sistemlerinde, baraj doluluk oranlarında ve Van Gölü dahil tüm göllerde iyileşmeler yaşanabileceği öngörülüyor. Bu yılın, halkın arzu ettiği manzaraların yeniden görünür olmasını sağlayacak bir dönem olacağı değerlendiriliyor.
